Genç Sanatçı Fonu Tanıklık Sergisi Tanıtım Yazısı

19.07.2024

ALİKEV “Yıkımlar kadar mücadeleyi ve kazanımları da konuşmayı geleceğin inşası için gerekli görüyoruz. Unutmamak, hatırlamak, adalet ve hakikati açığa çıkarmak için birbirimizle konuşmaya, birlikte üretmeye ihtiyacımız olduğuna inanarak bu yıl GSF’de “Tanıklık” teması etrafında buluşmak istiyoruz” diyerek genç sanatçıları tanıklık kavramı üzerine düşünmeye ve çalışmaya davet etti. Çünkü dilin yetersiz kaldığı, duyguların, düşüncelerin ve politikanın sıkıştığı anlarda, bir araya gelmek ve birlikte üretmek zorundayız.

Tanıklık kavramı, dilin sınırlarını aşan deneyimi ifade etmek açısından önemli bir noktada durur. Afazi, tanıklığı yaşamış olmakla birlikte, tanıklıklarımızı ifade edebilecek dilden yoksun olduğumuz bir durumu simgeler. Yaşanan durumları, edilen tanıklıkları ifade edebilecek araçlardan ve kavramlardan yoksun olma durumunu. ALİKEV Genç Sanatçı Fonu ile  bir araya  gelen sanatçılar işlerinde, bugün ve geçmiş arasındaki sürekliliği ve biriken imgeleri vurgulayarak, izleyicileri şimdinin tanıklığına çağırıyor. Çıkan fırtınada geleceğe doğru sürüklenirken geçmişe bakan ve geleceği gören Tarih Meleği gibi.

Sergide tanıklık süreklilik içermekte. Tanık olunanın silikleşmesi-netleşmesi, yerinden edilmenin tanıklığı, mekânsal ve zamansal dönüşüm, sergi içinde kendine yeni pozisyonlar yaratmaktadır. Eserlerde tanıklık tanığın içinde taşımış olduğu boşluğu doldurmaya çalışmayıp düşünsel olarak bağlantı kurmayı ve yaşanan anın giderek silikleşmesini içinde barındırıyor tanık olmaya dair filizlenen yeni bir anlam katmanı: Estetik

Estetik, bilinçli bir ret ve inkâr sonucu ortaya çıkan ve bu nedenle, konuşmak için gerekli kavramlardan yoksun olma durumunu aşmanın bir yolu olarak karşımızda duruyor. Tarih boyunca yaşanmış olan ve yaşanmaya devam eden sistematik şiddetin, soykırımların pogromların ve doğal afetlere yol açan ihmallerin ardından yeni bir dil üretme ihtiyacı ile karşı karşıyayız. Artık şiir yazılamaz, resim yapılamaz, hayal kurulamaz denilen tam böyle zamanlarda sanat bir ihtiyaç haline gelir.

Sergide eserler tanıklığın izini sürerken farklı yöntemler izler. Tanıklık, an'ın dondurulmuş anısı olarak şimdiyi, geçmişi ve geleceği aynı anda içinde barındırır. Olayın gerçekleştiğine dair bir kanıtın ötesine geçerek öznenin duyumsamasını merkeze alır. Yaşananla nasıl etkileşime girdiği üzerine bir düşünceyi beraberinde getirir belki de sonsuza kadar dönüşmeyi göze alır. Sergi tanıklıkları bir araya getirdiği işlerle değişime uğrama, etkilenme durumunu içererek izleyiciyi yaşanan anın silikleşmesi-netleşmesi sürecine davet eder. Mekânsal ve zamansal tanıklığı birleştirerek yeni bir deneyim alanı açar. Mekânın ve zamanın değişimi, tanık olan nesne ve imgeleri dönüştürür.  Tanıklık tanık olunamayacak olan ile ilişkilenir.

 

Blog Yazıları

Haberler & Güncel Bilgiler

Bekleyin...